info@suozelegitim.com
(0274) 228 06 06

Down Sendromu

img

Down Sendromu

Down sendromu bir kromozom anomalisi olarak tanımlanmaktadır. Basit bir deyişle; sıradan insan vücudunda 46 kromozom bulunurken down sendromlu bireylerde sayı 47’dir. Bu durum down sendromlu bireylerde 21 kromozomun üç adet olmasından kaynaklanmaktadır. 35 yaş üstü annelerde riskin arttığı down sendromu, hafif ve orta derecede fizikse ve zihinsel yetersizliğe neden olmaktadır. Down sendromu, Trisomy21, translokasyon ve mozaik olmak üzere 3 türe ayrılmaktadır.

Down sendromu olan çocuklar fiziksel ve zihinsel yetersizliğe sahip olmaları nedeniyle fizyoterapi, özel eğitim ve dil-konuşma alanlarında planlı ve sistemli desteğe ihtiyaç duyarlar. İlk günden itibaren fizyoterapi desteği, 6. aydan itibaren özel eğitim ve 1 yaş sonrasında dil-konuşma eğitimine başlanması oldukça önemlidir.

Doğru zaman ve uygun erken eğitim uygulama ve programları ile down sendromlu çocuklar fiziksel, zihinsel işlevler ve toplumsal hayata uyum konularında önemli gelişmeler göstermektedirler. Down sendromlu çocuklar uygun ve düzenli bir eğitim programı ile sahip oldukları performansı en üst seviyede kullanabilmektedirler. Bu noktada erken eğitimden yararlanmaları ve uygun eğitim ortamlarında bulunmaları son derece önemlidir. Down sendromlu çocuklar, erken dönemde alınacak fizyoterapi desteği ile gelişim basamaklarını tamamlayabilmektedirler. Kurumumuzda bulunan gelişimsel geriliğe sahip çocukların aileleri fizyoterapi desteği konusunda bilgilendirilerek fizyoterapi merkezlerine yönlendirilmekte ve uygun fizyoterapi desteği almaları sağlanmaktadır.

Down sendromlu çocukların destek alması gereken diğer iki alanda da (özel eğitim/dil-konuşma) erken eğitim büyük önem taşımaktadır. Bu alanlarda becerilerini geliştirmek için etkili değerlendirme, sistemli ve düzenli bir eğitim programına ihtiyaç duyarlar.

İyi birer iletişimci olan down sendromlu çocuklar, sosyal etkileşime ihtiyaç duyarlar. Ancak çeşitli sebeplerle konuşma ve dil gecikmesi yaşamaları onların normal gelişim gösteren akranlarından farklı olarak sözsüz iletişim becerilerini kullanmalarına neden olmaktadır. Erken eğitim ve uygun eğitim ortamları sunulduğunda down sendromlu çocuklar çok iyi iletişim kurabilme özelliklerine sahip olabilirler ve konuşma, sözel dil becerilerinde normal gelişim gösteren akranları ile benzer konuşma özellikleri sergileyebilirler. Kurumumuzda down sendromlu bireylere, bireysel gereksinimlerine uygun eğitim programları doğrultusunda özel eğitim ve dil-konuşma terapisi uygulamalarına yer verilmektedir.

Down sendromlu çocukların eğitiminde Küçük Adımlar Erken Eğitim Programı uygulanmaktadır. Bu program gelişimsel geriliğe sahip çocukların aileleri için hazırlanmış sekiz kitaptan bir eğitim setidir. Beş temel gelişim alanına (Büyük Kas Becerileri, Küçük Kas Becerileri, İletişim Becerileri, Alıcı Dil Becerileri, Kişisel ve Toplumsal Beceriler) odaklanan bu program 0-6 yaş aralığında yer alan becerileri içermektedir. Programın uygulanmasında; Küçük Adımlar Erken Eğitim Programına aday olan çocukların programa alınmadan önce değerlendirmeye alınması ve Küçük Adımlar Gelişim Envanterini tamamlayan çocukların programa dahil edilmesi şeklinde bir süreç işlemektedir. Sonrasında sekiz kitaptan oluşan Küçük Adımlar Erken Eğitim seti ile aileler iki oturumluk bir eğitim kursuna katılırlar. Kursların ardından aile ile toplam on bireysel ders yapılarak aileye Küçük Adımlar Erken Eğitim Programı öğretilir.

On hafta sonra aileler izleme çalışmalarına alınırlar. Programın uygulanmasının ardından ailelerle aylık toplantılar yapılarak programın takibi yapılır. Kurumumuzda da gelişimsel gerilik gösteren 0-6 yaş aralığındaki çocuklar için Küçük Adımlar Erken Eğitim seti ile değerlendirme, eğitim ve izleme çalışmalarına yer verilmektedir.

Özetle; down sendromlu çocuklar bazı yetersizliklerle dünyaya gelseler de, onlara sunulacak erken eğitim ve uygun destek eğitim programları ile en üst seviyede bağımsız yaşam becerileri sergileyebilmektedirler. Bu çocukların erken eğitim ilkesi ile çeşitli alanlarda uygun eğitim almalarını sağlamak, onların normal gelişim gösteren akranları ile benzer özellikler sergilemeleri ve hayata devam etmeleri büyük önem taşımaktadır.